PAYLAŞ

Son yıllarda tüm dünyada oldukça popüler olan adını sıkça duyduğumuz bir kavram Nesnelerin interneti (Internet of Things, kısaca IoT). İlk olarak 1999 yılında Britanyalı Kevin Ashton tarafından kullanılan ve günümüzde ismi sıkça telaffuz edilen bu kavram, bazı teknoloji şirketleri tarafından nesnelerin başına “Akıllı” kelimesi getirelerek evrimleştirildi. Peki bu, doğru bir yaklaşım mıydı, yoksa ürünlerin albenisini arttırmak için kullanılan bir reklam stratejisi mi?“Nesnelerin İnterneti” nedir?

En basit haliyle “nesnelerin interneti”, fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağı olarak tanımlanabilir ancak bu tanımın, yalnızca cihazların internete bağlanması olarak anlaşılması yanlıştır. RFID benzeri algılayıcıların ve tanımlayıcıların bazı cihazlar ile bilgi üretmeleri de bu kavramın içerisindedir.

Nesnelerin interneti kavramına bir örnek vermemiz gerekirse, Google tarafından 2014 yılının Ocak ayında 3.2 milyar dolara satın alınan Nest ile evinizin veya ofisinin sıcaklığını dışarıdan kontrol edebiliyorsunuz. Ayrıca Nest’te duman dedektörü de bulunuyor ve herhangi bir acil durumda sizi uygulama üzerinden haberdar ediyor.Peki bu nesneler(cihazlar) “akıllı” mıdır?

Bir cihaza “akıllı” diyebilmemiz için o cihazın bir yapay zekaya sahip olması ve bu yapay zeka sayesinde dışarıdan bir müdahale olmadan kendi kendine bazı işlemler yapıyor/yapabiliyor olması gerekir.

Örneğin; bir klimaya her gün saat 16.00’da otomatik olarak kendini başlat dememiz ve cihazın bu komutu yerine getirmesi cihazın “akıllı” olduğunu göstermez. Hatta bu, telefona alarm kurmaktan farksızdır. Öte yandan işten çıktığımızda telefonumuzdan klimaya kendisini yarım saat sonra başlatmasını bildirmemiz ve cihazın bu komutu yerine getirmesi de aynı şeydir.

“Akıllı ev aletleri” diye tanıtılan cihazlarda eğer herhangi bir yapay zeka yoksa o cihaz “akıllı” olarak tanımlanamaz.

Örneğin; bir klima, sahip olduğu yapay zeka yazılımı sayesinde bizim her gün eve geliş saatimizi, “makine öğrenmesi” tekniği ile öğrenip kendini başlatma saatini gün gün o verilere göre ayarlarsa o zaman o klimaya akıllı klima diyebiliriz. Hatta bu klimamız haberleri takip edip o muhitte o gün o saatlerde bir futbol maçının ya da bir mitingin bitiş zamanına denk geldiğini, ya da bir kazı çalışması olduğunu görüp trafik yoğunluğundan dolayı olması gerekenden daha geç bir zamanda geleceğimizi bilerek kendini daha da geç başlatırsa o klimaya süper zekalı bile diyebiliriz.

YORUM YOK

CEVAP VER