Koronavirüs sürecinin atlatılabilmesi adına dünya çapında çeşitli aşı ve test çalışmaları sürdürülüyor. Yeni antikor testleri, koronavirüs salgınının atlatılması sürecinde, hastalığa yakalanarak pozitifliği test etmiş insanlara bağışıklık ‘pasaportunu’ vererek, işlerine dönmesine ve hayatın kaldığı yerden devam etmesine neden olabilir. 

Bununla birlikte, ekonominin devam etmesi ve çarkın işlemesinin, insanları hastalığa yakalanma riski ile karşı karşıya bıraktıracağını söyleyen kişiler de var. ABD Gıda ve İlaç İdaresi FDA, etik tartışmaların gölgesinde antikor testlerinin geliştirilmesi için 7 şirkete izin verdi. Bu testlerden birini de Cellex isimli firma geliştiriyor. Bu şirket, COVID-19’a karşı yüzde 93’ün üzerinde doğruluk oranı ile sonuç veriyor. Oran her ne kadar yüksek olsa da, işin diğer tarafında yüzde 7’lik bir tehlikeli boşluk var.

10 bin kişiye yapılan testte, 700’e yakın kişinin hastalıkla ilgili net bir sonuç alamaması, toplum içinde hastalığın bulaşmasını engelleyecek bir durum oluşturmuyor. 

Bu da, pozitif sonuç alanların gerçeğin çok üzerinde çıkacak olması anlamına geliyor. İşe geri dönenlerin, yüz 60’ına yakın kadarının tekrar enfeksiyon kapma riski ile karşı karşıya kalması ve farkında olmadan hastalığı başkalarına yayması, yeni salgın dalgaları getirebilir. 

Koronavirüs antikor testlerinin, daha yüksek bir doğruluk sağlaması adına iki kere tekrar edilmesi, oranın daha sağlıklı bir noktaya ulaşmasını sağlayabilir. Bu da yanlış pozitiflerin oranını yüzde 7’nin altına düşürür. 

Yanlış negatifler ne olacak?

Koronavirüs antikor testlerinde, yanlış pozitifler için toplumsal olarak ciddi bir sorun karşımıza çıksa da, yanlış negatifler için sorun daha da büyük. Akut solunum yetmezliği ya da benzeri ciddi bir sorunla karşılaşma riski olan yanlış negatifler, ciddi bir sağlık riski ile karşı karşıya kalacak. Şu anda COVID-19’a sahip kişileri testte kullanılan RT-PCR testi, yüzde 30’a kadar yanlış negatif hasta sonucu verebiliyor. Bu da, toplumda virüsün yayılma hızını yeniden artırabilecek bir etken.

Koronavirüs testlerindeki doğruluk oranındaki sapmalar, ne yazık ki dünyanın salgınla mücadelesini ciddi şekilde zedeleyecek gibi görünüyor. COVID-negatif servislerinde tedavi edilen pozitif hastalar, negatif kişiler ile aynı serviste yer alarak hastalığın yayılma hızını yeniden artırabilir. Bu anlamda, koronavirüs test şirketlerinin, doğruluk oranı yüksek çalışmalar ortaya koyması önemli. Zira, salgın sürecinde ‘küçük’ sapmalar, ‘büyük bir risk’ doğurabilir. 

YORUM YOK

CEVAP VER